melike&baris'in sayfasına hos geldiniz..

Açılış Sayfam Yap Sık Kullanılanlara Ekle İletişim

melike&barış ' ın sayfasına hosgeldiniz..
Anasayfa | Arsiv | Profilim | Rss |

SüperTeklif

İçindekiler..

BİZE ULAŞIN..

sizde yayınlanmasını istediğiniz size ve ya başkasına ait şiir ve yazıları bizimle paylaşın.. yayınlayalım..

İletişim

produced by Barış Şimşek

27/5/2007 - Gerçek Seven Tüm Yüreklere

Kategori: yazilar


Gerçek sevenler için aşkın en gerçek yüzü ACI YÜZÜDÜR ne yazık ki. Bin bir yüzü vardır aşkın saymakla bitmez ama en gerçeği acıdır. Sevenler iyi bilir aşkta acı çekmenin ne olduğunu oysa hiçbir aşık acı çekmek için sevmez. Acı çekmek için bağlanmaz birine ama hep acı vardır aşkta. En mutlu olduğun anlarda bile içten içe çekersin acısını. Yanında dır eli elindedir mutlusundur ama içinde ya bir gün biter kuşkusu acıtır yüreğini mutluyken bile. Zamansız hüzünlenir sevdiğin sebepsiz yere dalar gider sen nedeni merak edersin kuşkular saplanır yüreğine her saplanış bir kalp ağrısı olur hissedersin cevapsız soruların acısını içinde.

Gün gelir ayrılırsın sevdiğinden acıdan başka bir şey kalmaz aşktan geriye. Birkaç anıyla hatırlarsın giden sevgiliyi her hatırlayışta için yanar kanarsın acılar içinde kıvranırsın çaresizce. Aldatılırsın deli gibi severken kanarsın yalanlara hiç olmadık yerden alırsın darbeyi parçalanır tüm umutların ve cam kırığı gibi saplanır yüreğine her nefes alışta yaşamak zor gelir acı çekersin. İsyan edersin neden neden ben diye her isyanın bir çığlık her çığlığın bir nefes ve her nefesin bir acı olur içerinde. Acıların en acısıdır karşılıksız sevmeler. Birine adamışsındır ömrünü ama o görmezden gelmiştir hiçe saymıştır sevilmeyi hiç olmamıştır seninle. Sense içinde büyüttükçe sevgini onu onsuz yaşadıkça kendini tüketmişsindir kuytu köşelerde. Olmayışlarda yitirmişsindir benliğini gözyaşlarını akıtmışsındır içki sofralarında her kadeh yakmıştır boğazını her yudumda hissetmişsindir içinde acısını. Ama yakarışlar hep nafile olmuştur imkansızlıklar dikilmiştir önüne yıkılmaz bir duvar gibi ve olmayışlarda yok olmuştur tüm umutlar.

Özlemek birini delice, gelmeyeni beklemek olmayanı istemek karşılıksız sevmek yada ayrılmak birden bire nedenli veya nedensiz. Aldatılmak hak etmediğin halde yada hiçe sayılmak olmadık sebeplerle, boğuşmak acaba benim sevdiğim kadar seviyormu çelişkisiyle yada korkmak deli gibi bir gün ya giderse diye sebep ve sonuç ne olursa olsun gidişat nereye olursa olsun mutlu yada mutsuz fark etmez sevenler hep bir yede buluşur...

AŞKIN ACI YÜZÜNDE…

AMA SADECE GERÇEK SEVENLER BİLE BİLE YÜRÜLER DİKENLİ SEVDA YOLUNDA. GERÇEK SEVENLER ACIYI BAL EYLERLER SEVDİKLERİ İÇİN.

SEVERLER ACI ÇEKECEKLERİNİ BİLİRLER AMA YİNEDE SEVERLER…

GÜLÜ DİKENLERİ İLE AVUÇLARLARLAR ELLERİ KANAR YÜREKLERİ KANAR ACIRLAR AMA HİÇ BİR ZAMAN DİKENLERİN HESABINI GÜLDEN SORMAZLAR…

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/5/2007 - Özlemek nedir sence?

Kategori: yazilar

 

*kronik bir hastalık gibidir. öyleki sürekli hissedersin, ama bazen sancısı öyle bir vurur ki; kıvranırsın. hiçbirşey yapmak istemezsin. önünde bekleyen tüm işler gözünde büyür, gözlerin ağırlaşır, ruhun daralır, uzanıp uyumak istersin yatağa kavuşamazsın. yatağa kavuşursun uyuyamazsın.
zordur, boktandır, ama keyiflidir genede.

 

 

*onunla konuşmak istersin; telefon yetmez ya da gönderdiğin mesajlar...o'nu görmek istersin yanında, imkansızdır, daha çok zaman vardır. göresin gelir, içine atmak zorunda kalırsın. içine attığın sürece bağırmak istersin, bağırırsın, kimse duymaz, sadece o hisseder. tam da o an telefonunun ışığı yanıp söner; 1 mesaj alındı ibaresini görürsün. o'ndan gelen mesajla yetinmeye çalışırsın. yazıyla duygular ne kadar anlatılırsa o kadar anlatmaya çalışırsın, bir şeyler yarım kalır hep. susmak zorunda kalırsın.

budur işte o'nu özlemek... özleyeceğini bile bile her yeni güne
uyanmak. tek tesellisi o'nun varlığıdır.

ben özlemedim ki seni kedi özledi dersin veya ne dersen de bahanesi yoktur, özlemişsindir.

 

 

*berbat bir histir.yanında olmadığını bilmek bir tarafa ona ulaşmak istediğinde ulaşamayacağını düşünmek durumu daha da kötüleştirir.sonra kendi kendinle oyun oynamaya başlarsın- "haydi bakalım bu ayrılıktan nasıl güzel dersler çıkarabileceğim?", "sabrımın sınırları ne?" vs. vs. ancak şu bir gerçek ki, özlem beraberinde yeni şeylerin farkedilmesine veya bilinen duygulardan emin olmaya neden oluyor.

 

 

*içinin acıması...çaresiz kalmak.çaresiz olmaktan dahada canının acıması.dokunmak istemek.her şeyiyle yanında olmasını istemek.acı çekmek,nefes alamamak elinden hiçbir şey gelmemesi.hasret şarkıları dinleyip en içten , en saf halinle deliler gibi ağlamak. gerçek yalnızlığı yaşamak.

 

 

*bazen yanınızdayken bile özlersiniz..
yakın zamanda uzaklara gidecekse,kısa bi süreliğine gelmişse yanınıza özleminiz hiç bitmeden onun geri gitmesiyle devam eder..o yanınızdayken aklınıza göremiceğiniz zamanlar gelip durup durup sarılırsınız..o bu davranışlarınıza bi anlam veremese de hiç önemli değildir.içimden geldi dersiniz..kötüdür..fenadır..dayanılmazdır..

 

*insan sağlığına zarar bir durum...


dün gece
ben uyurken
düşümde
benimleydin
fütursuzca...

...
...


bu sabah
annem uyandırdı diye beni
ağladım
saatlerce...

nerdeyiz şimdi?

 

 

*acı veren bi hadisedir. öle bi acı verirki etrafdında mutlu olucak onca şey varken sadece bunu düşünmekten ve özlemden insan kendi kendini yer.

 

 

*özlem in şerrinden kaçamamak.
sarılmayı öpmeyi geçip ''uzaktan bir kere görsem yeter'' der bazen insan. telefona olan mahkumiyet yüzünden tiksinir insan teknolojiden de, sevgisinden de, sevgilisinden de.
böyle ayrı gayrı mı geçecek zaman? evet. beklemekle geçecek zaman, göremeden, sarılamadan, göz göze gelip kopamadan, bakışamadan,öpemeden ve yapamadağınız bir sürü şeyin sadece özlemini çekerek geçecek zaman.
ben kötü değilim, durum bu. beklemek kolay mı sanki.

 

 

*mesafeyle ilgili değildir, sevginizin kat sayısıyla alakalıdır.
bazen akşama göreceğiniz sevdiğinize duyduğunuz özlem, kmlerce uzaklıktaki sevdiğinize duyulan özlemi kat kat bastırabilir.

 

 

*yaşamayı özlemek, elini tutup hiç bırakmamayı özlemek, sesinin hep kulağında olmasını özlemek, gözlerini özlemek, konuşmayı özlemek delicesine, belki de saatlerce gözlerine bakıp hiçbirşey söylememeyi özlemek, hiç konuşmadan anlaşabilmeyi özlemek, ağlamak istediğin zaman omzunu özlemek, o yumuşacık sesini özlemek.... sen 'i özlemek, kaybetmemeyi özlemek...

 

 

*yürek yakar, iç acıtır, fena bi hadisedir. görmek istersin resmi yetmez hasretini dindirmeye, telefonda derman olmaz. alışılmış bi koku gelir yürürken birden burnuna, sürpriz yapmak için erken geldi o burda deyip heyecanla etrafına bakarsın, yoktur.. bazen nefes almak bile ağır gelir uyuyarak geçirmek istersin onsuz zamanını, göğsüne yatıp uyumayı hayal edersin, o gelene kadar böyle geçirirsin zamanı..

 

 

*dayanılmaz seviyedeyse eğer yer zaman düşünmeksizin böğüre böğüre ağlatabilecek durumdur.sokakta "o"nun kokusunu duyunca bile çılgına döner insan.keşke keşke burda olsa birkerecik dokunsam birkerecik baksam diye sabaha kadar uyutmayan durum.kimseciklerin yaşamasını istemediğim gönül yakan durum.

 

 

*1200 km uzaklıktaki sevgiliyi özlemek en kötüsüdür, en acil durumda yanında olamayacağını bilmek öldürür, özleminden hergün ağlamak hayata bile küstürür. hayatının tekrar tekrar oynayan 5 saniyelik bir sahnede takılı kalmasını dilersin, onu tekrar tekrar öpebilmek için.

 

 

PEKİ SİZCE NEDİR BU ''ÖSLEMEK'' ?


 

Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

27/5/2007 - acı haykırış

Kategori: yazilar

 

bir şarkı misali gibi sesini duymak,
belkide yürekleri bir sessizliğe boğan acı bir türkü yada bir haykırışmı desem bilemiyorum ki derin sessizliğin adını,
ve bir karabasan gibi üzerime çökmüş bir ağırlık başlıyor....Anlamını bilmiyorum anlamsızlıklar içersinde....
düşünüyorum mavi gökyüzünü,yaşamı umutlandıran onu filizlendiren,ona cıvıl cıvıl renk veren bazende yedi renge kuşanan harika sema ve anlık zamanlarla hüzne boğulan o güzelim mavi,
derken derin ve tutuk bir bekleyiş başlıyor ardından,peşisıra gelen umutsuzluklar bir bir sarıyor içimdeki beni,bazen saklambaç oynar gibi oluyorlar benimle,tıpkı gözlerimi açarken güneşi gördüğüm gibi,kapatırken ise karanlık bir batağa titrek bir bakış atar gibi oluyorum......


Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->